Greek Occupation of Western Anatolia according to Archival Documents


DİNÇEL Y.

Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi, vol.19, no.39, pp.1195-1229, 2023 (ESCI, Scopus, TRDizin) identifier identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 19 Issue: 39
  • Publication Date: 2023
  • Journal Name: Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi
  • Journal Indexes: Emerging Sources Citation Index (ESCI), Scopus, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.1195-1229
  • Police Academy Affiliated: No

Abstract

This article analyzes Greece’s military and diplomatic moves during the occupation of Anatolia within the scope of archival documents. The activities of the Greek army in Anatolia are evaluated in light of Ottoman, League of Nations, Greek, British, and American archival documents. Thus, through various archival documents, different aspects of the Greek occupation are revealed. The process, which started with the Greek invasion of İzmir on 15 May 1919, progressed gradually. During the military operations carried out by Greek troops into the interior of Anatolia, many innocent civilians lost their lives. The main objective of the Greek army, as stated in archival documents, was to destroy the Turkish identity in Anatolia. As reactions against the Greek occupation increased, the international community could not remain unresponsive to the issue. Investigation delegations sent to Anatolia revealed the massacres committed by Greek soldiers. Considering these developments, the Greek authorities established investigative committees within the army in order to avoid the reaction of international public opinion. Numerous civil initiatives from Anatolia sent petitions to international organizations in order to publicize the massacres to the world. These petitions clearly revealed that Greece was committing massacres in Anatolia. The occupation continued at full speed, and the massacres in the occupied settlements continued unabated. The prolonged occupation of Anatolia led the Allied powers to question Greece. Thanks to the archival documents, it is seen that the Allied powers had different opinions about Greece and even subjected Greece to heavy criticism. When Greece began to lose the war, the Greeks in Anatolia also started to flee from the army, indicating that the occupation had suffered great defeat. The process, which started with Greece’s diplomacy at the Paris Peace Conference before the war, continued with military and political attempts during the war. However, by 1922, it was realised that Greece was defeated aganist the Anatolian movement.
Bu makalede, Yunanistan’ın Anadolu işgali sırasındaki askerî ve diplomatik hamleleri, arşiv belgeleri kapsamında incelenmektedir. Yunan ordusunun Anadolu’daki faaliyetleri, Osmanlı, Milletler Cemiyeti, Yunan, İngiliz ve Amerikan Arşiv belgeleri ışığında değerlendirilmektedir. Böylece, çeşitli arşiv belgeleri sayesinde, Yunan işgalinin farklı yönleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Yunanistan’ın, 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgaliyle başlayan süreç, aşama kaydederek ilerlemiştir. Yunan birlikleri tarafından Anadolu’nun içlerine doğru yapılan askerî operasyonlar sırasında, çok sayıda masum sivil hayatını kaybetmiştir. Yunan ordusunun temel hedefi, arşiv belgelerinde de belirtildiği üzere, Anadolu’daki Türk kimliğini yok etmekti. Yunan işgaline karşı, tepkilerin artmasıyla, uluslararası kamuoyu konuya tepkisiz kalamamıştır. Anadolu’ya gönderilen tetkik heyetleri, Yunan askerlerinin katliamlarını ortaya çıkarmışlardır. Yaşanan gelişmeler karşısında Yunan yetkililer, uluslararası kamuoyunun tepkisinden kaçınmak için ordu içerisinde göstermelik soruşturma heyetleri ihdas etmişlerdir. Anadolu’dan çok sayıdaki sivil inisiyatif, katliamları dünyaya duyurmak için uluslararası kurumlara dilekçeler göndermişlerdir. Bu dilekçelerde, açık bir şekilde Yunanistan’ın Anadolu’da katliam yaptığı gözler önüne serilmiştir. İşgal, bütün hızıyla devam etmiş ve işgalin edilen yerleşim yerlerindeki katliamlar da hız kesmeden sürmüştür. Anadolu işgalinin uzun sürmesi, İtilaf devletlerini Yunanistan’ı sorgulamaya yöneltmiştir. Arşiv belgeleri sayesinde, İtilaf devletlerinin Yunanistan hakkında farklı görüşleri olduğu ve hatta Yunanistan’ı ağır eleştirilere maruz bıraktıkları görülmektedir. Yunanistan savaşı kaybetmeye başladığında, Anadolu’daki Rumların da askerden kaçmaya başlamaları, işgalin büyük hezimete uğradığını göstermektedir. Yunanistan’ın savaş öncesinde Paris Barış Konferansı’nda yürüttüğü diplomasi ile başlayan süreç, savaş sırasındaki askeri ve politik hamlelerle devam etmiştir. Ancak 1922 yılına gelindiğinde Yunanistan’ın, Anadolu hareketi karşısında hezimete uğradığı görülmüştür.