AMERİKAN BASINI VE DEVLET ARŞİVLERİ IŞIĞINDA BALKANLAR’DAN TÜRKİYE’YE TÜRK GÖÇLERİ VE İSKÂN POLİTİKALARI (1930-1938)
Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, cilt.14, sa.4, ss.2056-2075, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 14 Sayı: 4
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.33692/avrasyad.1981017
- Dergi Adı: Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.2056-2075
- Polis Akademisi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, 1930’lu yıllarda Balkan coğrafyasında (özellikle Bulgaristan ve Romanya) yükselen otoriterleşme, faşizan milliyetçi dalga ve etnik homojenleştirme politikaları neticesinde anavatana yönelen kitlesel Türk göçlerini Amerikan basınının tanıklığı ve dönemin kurumsal arşiv belgeleri ışığında ele almaktadır. Araştırmada, tarihsel analiz ve doküman incelemesi yöntemleri benimsenerek; The New York Times, The Evening Star ve The Washington Times gibi dönemin önde gelen Amerikan yayın organlarında yer alan haber, telgraf ve editoryal analizler, nitel içerik ve söylem analizi teknikleriyle çözümlenmiştir. Elde edilen dış basın verileri, dönemin Türk medyası (Cumhuriyet, Tan, Türk Yolu), T.C. Devlet Arşivleri belgeleri ve yasal mevzuat kayıtları ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Balkanlar'daki Türk göçünün yapısal nedenleri ve insani maliyetleri konusunda dış basın ile iç basının inşa ettiği söylem arasında belirgin bir algısal ayrışma olduğu tespit edilmiştir. Amerikan basını süreci çoğunlukla makro-siyasi dengeler, revizyonist paktlar ve sınır hatlarındaki askeri tahkimatlar üzerinden mesafeli, rasyonel ve jeopolitik bir risk krizi olarak okurken; Türk basını meseleyi millî aidiyet, soydaşlık ve anavatana kavuşma hasreti söylemiyle duygusal ve bütünleştirici bir zemine oturtmuştur. Ayrıca çalışma, küresel ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde Ankara hükümetinin 2510 sayılı İskân Kanunu vasıtasıyla göç dalgasını planlı bir nüfus, güvenlik ve iskân politikası çerçevesinde yönettiğini; muhacirleri stratejik sınır hatlarında hızla üretici kılarak ulus-devletin demografik ve iktisadi inşasında kurucu bir enstrümana dönüştürdüğünü ortaya koymaktadır.