An Analysis on Terrorism and Media Framing: the Case of YPJ


Creative Commons License

Yanarışık O.

Liberal Düşünce, vol.26, no.102, pp.241-256, 2021 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 26 Issue: 102
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.36484/liberal.938217
  • Journal Name: Liberal Düşünce
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.241-256
  • Police Academy Affiliated: Yes

Abstract

The Syrian Civil War, which has been going on since 2011, has been subject to interventions of many regional and global actors. Some terrorist organizations took advantage of the authority vacuum and chaos environment that emerged during this period and became active in Syria and achieved significant land gains. PKK/ YPG terrorist organization comes first among these. The YPG, and especially its women’s unit, the YPJ, have been portrayed in a positive way by the mainstream Western media. On the one hand, the YPJ has been glorified as the antithesis of the terrorist organization DAESH. On the other hand, it has been heroized over a utopian feminism fiction. The positive and laudatory media framing has legitimized the cooperation of Western actors with the YPJ and its main body, the YPG terrorist organization. This media framing has also played a role in radicalisation of different segments of Western societies to varying degrees. Some segments have become sympathizers; some of them have given political and financial support; while some have gone so far as to join the YPJ as volunteer militants.

2011 yılından bu yana devam eden Suriye İç Savaşı, pek çok bölgesel ve küresel aktörün müdahalesine maruz kalmıştır. Bazı terör örgütleri, bu dönemde ortaya çıkan otorite boşluğu ve kaos ortamından faydalanarak Suriye’de etkin hale gelmiş ve önemli toprak kazanımları elde etmiştir. Bunların başında PKK/YPG terör örgütü gelmektedir. YPG ve özellikle de onun kadınlardan oluşan birimi YPJ, ana akım Batı medyasında epey olumlu bir şekilde tasvir edilmiştir. YPJ bir taraftan terör örgütü DEAŞ’ın antitezi olarak yüceltilmiş; diğer taraftan ütopik bir feminizm kurgusu üzerinden kahramanlaştırılmıştır. Olumlu ve övgü dolu medya çerçevelemesi Batılı aktörlerin YPJ’yle ve onun ana çatısını oluşturan YPG terör örgütüyle iş birliği yapmasını meşrulaştırmıştır. Bu medya çerçevelemesi, aynı zamanda Batı toplumlarının farklı kesimlerinin değişen derecelerde radikalleşmesinde rol oynamıştır. Bazı kesimler sempatizan haline gelmiş; bazıları siyasi ve mali olarak destek vermiş; bazıları ise YPJ’ye gönüllü militan olarak katılacak kadar ileri gidebilmiştir.