Turkey-USA Relations: Security and Terror


BAL İ.

Avrasya Dosyası, vol.12, no.3, pp.91-117, 2006 (Peer-Reviewed Journal) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 12 Issue: 3
  • Publication Date: 2006
  • Journal Name: Avrasya Dosyası
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.91-117
  • Police Academy Affiliated: Yes

Abstract

“Terror” is one of the most important security problems of Turkey and it has been fought about 40 years. During initial years Turkey disposed only legal and militarist policies in the base of combating terrorism, during this process Turkey obtained important benefits and began to develop participatory and security policies dependent on democratic values. However the benefits of Turkey in fighting against terrorism and the domestic security policies that have been evolved in this regard is not enough to solve the internal security problems without any complementary support. The main reason of this is the fact that the security problems in Turkey are significantly take root from external factors. Turkey’s NATO membership in 1952 and the effect of the cold war period determined the priority of Turkish-US relations which was based on security. In contrary with the expectation of the decline in Turkey’s security based strategic importance, Turkey has drawn attentions by her regional economical power, democratic and secularist system, Ottoman Empire heirdom and cultural possessions. During Clinton term Turkish-American relations except of military dimension, by including the values system of economic, culture, democracy, human rights, and market economy the importance of soft power and integrated power has been increased in both countries’ policies. These different parameters increased the volume of trade between two countries, diversified the collaboration fields of two countries, and helped Turkey to play a pioneer role in giving shape to its own region. Consequently this process has taken Turkey to a more attractive stage. At the same time it has been seen that the security and terror problems have been solved more effectively in this term. In opposite to this situation during Bush’s term, US established various alliances against Turkey and tried to pursue covered punishment policies against Turkey. These factors can be listed as the root causes that have negative impact on security centered Turkish-American relations. In this study all these terms have been analyzed one by one and main Turkish-American dispute in fighting against terror has been discussed in detail.
“Terör”, Türkiye’nin en önemli güvenlik sorunları arasında gelmekte ve bu sorunla yaklaşık 40 yıldır mücadele edilmektedir. Terörle mücadelesinin temeline ilk yıllarda yalnızca yasal ve militarist politikalar yerleştiren Türkiye, süreç içinde önemli kazanımlar elde etmiş ve çoğulcu, katılımcı ve demokratik değerlere bağımlı güvenlik politikaları üretmeye başlamıştır. Ancak Türkiye’nin terörle mücadele alanındaki kazanımları ve buna bağlı geliştirdiği iç güvenlik politikaları, ülke içi güvenlik sorunlarını çözmede tek başına yeterli olamamaktadır. Bunun temel nedeni, Türkiye’deki güvenlik sorunlarının önemli ölçüde yurt dışı etmenlerden de kaynaklanıyor olmasıdır. Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya girmesi ve buna bağlı olarak Soğuk Savaş döneminin de etkisi ile, Türk-ABD ilişkileri güvenlik öncelikli olarak başlamıştır. Soğuk Savaş sonrası dönemde güvenlik eksenli stratejik öneminin azalacağı beklentilerinin aksine Türkiye’nin, bölgesel ekonomik gücü, demokratik ve laik sistemi, Osmanlı İmparatorluğu varisliği ve kültürel zenginliği ile dikkatleri üzerine topladığı görülmektedir. Clinton dönemi Türk-Amerikan ilişkilerinde, askerî boyutun dışında, ekonomi, kültür, demokrasi, insan hakları, market ekonomisi gibi değerler sisteminin de katılımıyla kucaklayıcı yumuşak güç ve entegre gücün iki ülke politikalarındaki önemi artmıştır. Bu farklı parametreler, iki ülke arasında ticari hacmin artmasına, iki ülke işbirliğinin çeşitlenmesine ve Türkiye’nin, bulunduğu bölgenin şekillenmesinde öncü bir rol almasına yol açmış ve onu daha etkin bir konuma getirmiştir. Aynı zamanda güvenlik ve terör sorunlarının bu dönemde daha etkin bir biçimde çözüme kavuşturulduğu da gözlemlenmiştir. Buna karşın Bush döneminde ise, ABD’nin Türkiye’ye karşı farklı ittifaklara yönelmesi ve Türkiye’yi üstü kapalı cezalandırma politikaları geliştirmesi güvenlik ve terör merkezli Türk- Amerikan ilişkilerini olumsuz etkileyen ana aktörler olarak sıralanabilir. Bu çalışmada bütün bu dönemler ayrı ayrı analiz edilmiş ve terörle mücadelede Türk-Amerikan uyuşmazlığı sorunu detaylı tartışılmıştır.