So-Called Syriac “Genocide” Allegations In The Guise Of Syriac Uprisings


Creative Commons License

DİNÇEL Y.

Uluslararası Suçlar ve Tarih, no.24, pp.29-57, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2023
  • Doi Number: 10.54842/ustich.1286168
  • Journal Name: Uluslararası Suçlar ve Tarih
  • Journal Indexes: Academic Search Premier, Index Islamicus, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.29-57
  • Police Academy Affiliated: No

Abstract

Following the beginning of the First World War, internal disturbances and public order problems were occurring within the borders of the Ottoman State. Nestorian and Syriac groups, who had lived under the administrative system of the Ottoman Empire for many years, attempted to revolt with the support of Western states and the encouragement of missionaries in this period when the state authority was shaken by the war. The first rebellion of Nestorian and Syriac groups against the Ottoman Empire in 1915 ended in failure. After the establishment of the Republic of Turkey, the Nestorians attempted another revolt in the Hakkâri region in 1924. To restore order in the region, policies were implemented to remove the rebellious Nestorian and Syriac groups from the region. During the rebellion attempts, Nestorians and Syriacs, with the support of the Western states, attacked both the Ottoman army and the Turkish army. Today, Syriac and Nestorian lobbies are trying to keep the events of rebellion and migration on the agenda in the international arena with the so-called “genocide” claim. From this point of view, in this article, British archive documents will be used as well as the archival documents of the League of Nations and ATASE, and thus the events that took place will be presented in an unbiased manner.
Birinci Dünya Harbinin başlangıcı akabinde, Osmanlı Devleti sınırları içerisinde iç karışıklıklar ve asayiş sorunları cereyan etmekteydi. Uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin idare sistemine tabi olarak hayatlarını idame ettiren Nasturi ve Süryani gruplar, devlet otoritesinin harp ile sarsıldığı bu dönemde, Batılı devletlerin desteği ve misyonerlerin teşviki ile isyan girişimlerinde bulunmuşlardır. Nasturi ve Süryani grupların ilk olarak 1915 yılında Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmaları, başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra, Nasturilerin 1924 yılında Hakkâri bölgesinde bir başka isyan girişimleri olmuştur. Bölgede asayişin tekrardan tesis edilmesi için, isyan eden Nasturi ve Süryani grupların bölgeden uzaklaştırılması yönünde politikalar uygulanmıştır. İsyan girişimleri sırasında Nasturilerin ve Süryanilerin, Batılı devletlerin desteği sayesinde gerek Osmanlı ordusuna gerekse Türk ordusuna yönelik saldırıları, oldukça şiddetli olmuştur. İsyan ve göç etme hadiseleri, bugün sözde “soykırım” temasıyla, uluslararası arenada Süryani veya Nasturi lobileri tarafından gündemde tutulmaya çalışılmaktadır. Buradan hareketle bu makalede, Milletler Cemiyeti ile ATASE arşiv belgelerinin yanı sıra İngiliz arşiv belgeleri kullanılacak ve böylece yaşanan hadiseler tarafsız bir şekilde ortaya konacaktır.